Elif Boncuk - Senior Expert @Garanti BBVA, GDE on Android

Onur Karagünlü : Merhaba Elif, genelde ekibimizin dışından mobil yazılım alanındaki tecrübeli kişileri bu köşede ağırlasak da zaman zaman ekip içine de yöneliyoruz. Özellikle seni bu köşede ağırlamayı ben istemiştim. Hoşgeldin diyor ve kendini kısaca tanıtmanı rica ediyorum :)




Elif Boncuk : Merhaba Onur, hoş buldum. Öncelikle bana da yer verdiğin için teşekkür ederim:)


Ben Elif Boncuk. Garanti BBVA Teknoloji’de Dijital Bankacılık’da Senior Expert Software Engineer olarak çalışıyorum. 2011’de Hacettepe Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliğinden mezun oldum, sonrasında Garanti’de çalışırken de Bahçeşehir Üniversitesi’nde MBA yaptım, 2016’da tamamladım. Garanti benim ilk ve tek iş yerim ancak, zaman zaman farklı projelerde/insiyatiflerde Scrum Master, Teknik Product Owner, Tech Lead, CoP(Community of Practice) co-lead olarak görev alıp, farklı deneyimler kazanma şansım oldu developer tasklarıma ek olarak. İnanılmaz aktif bir üye olmasam da Fotoğraf ve Yelken kulüplerindeyim ayrıca :)


Profesyonel hayatım dışında da, özellikle son 5 yıldır aktif bir şekilde yazılım topluluklarında yer almaya çalışıyorum. Android üzerine Google Developer Expert’im. Bir dönem yaklaşık 3 yıl boyunca Google Developer Group ve Women Techmakers Istanbul topluluklarında organizatör ve ardından da co-lead olarak görev aldım. Şimdi de, son 1.5 yıldır, Mobiler.dev’de topluluk danışmanı ve öğrenci mentörü olarak yer alıyorum. Sürekli yeni bir şeyler öğrenip bunu paylaşmak benim için hayatta çok önemli şeylerden biri, son 5 yıl nasıl geçmiş diye baktığımda çok fazla sayıda yerli/yabancı meetup/konferansta konuşmacı/katılımcı olarak yer almışım, yine bir grup hackathon ve mentörlükler de var. Hepsini keyifle yapıyorum, hepsi farklı bir şey katıyor. Toplulukların hayatımıza inanılmaz bir katkısı var, ayırabildiğim ölçüde zaman mutlaka ayırmaya çabalıyorum.


Genel olarak Elif, konu bağımsız sürekli yeni bir şeyler öğrenmeye çabalayan bir insandır diyebiliriz :) Yeni challenge’ım araba kullanmayı öğrenmek, burada biraz geç kaldım :D


Ehliyeti ne zaman almıştın acaba :)))


Elif: 18 ama hep toplu taşıma ile hayatımı devam ettirebilirim sanmıştım pandemi vurdu :)))


Araba kullanmayı öğrenmen konusunda sana güveniyoruz Elif :) Gelelim mobil yazılıma başlama hikayene. İlk olarak nasıl mobil yazılıma başladın biraz bahsedebilir misin?


Elif: Çok sevdiğim dostlarım Melike Özdemirve Rana Algan’la beraber geliştirdiğimiz üniversite bitirme projemizle Microsoft’un Imagine Cup yarışmasına katılmıştık. Hazırlık sürecinde de Microsoft Summer School’da o dönem, 2011 yılı, MVP’ler bize eğitim veriyordu. Derslerden biri de mobil uygulama üzerineydi. O zaman windows phone mu vardı, ne ile denemiştik tam hatırlayamasam da mobil uygulama üzerine küçük bir lab yapmıştık. İlk olarak sanırım burada bir şeyler görmüş ve ilgimi çekmiş olabilir. Sonra, biz bu yarışmada projemizle Yazılım Tasarımı kategorisinde Türkiye 2.’si olduk ve durmayıp aynı projeyle çok fazla yarışmaya katıldık. Katıldığımız proje yarışmalarından minik para ödülleri de kazandık. Yarışmaların birinden kazandığımız ödüllerden biri o dönem yeni yeni çıkan Android telefonlardan orta seviye bir tanesini almaya tam denk geliyordu. Ben de Android development’ı denemek istiyordum. O parayı buraya yatırıp telefonumu yeniledim. Garanti’de ilk çalışmaya başladığımda mobil bir ekip yoktu, yaklaşık 1 ay kadar sonra kuruldu. Ben de yeni kurulan takımda Android developer olarak yer aldım, sonrasında tabi rol tanımları değişip hepimiz full-stack olduk. Ama benim hobi olarak öğrenmeyi amaçladığım bir alan birdenbire profesyonel işim haline dönüşmüş ve bu beni çok mutlu etmişti.


Imagine Cup final günü Hacettepe ekipleri @Microsoft Turkiye Ofisi

Sağdan Sola doğru: Melike Özdemir, Rana Algan, Emine Gül Danacı, ben

Gerçekten güzel bir giriş hikayesi olmuş :) Uzun süredir mobil yazıyorsun. Peki bu uzun süre boyunca mobil geliştirme yapmak için hangi teknolojileri kullandın?


Elif: Ben native tarafta çalışıyorum. Dolayısıyla bu alanda kendimi geliştirmeye, cross platformlar için de kapabilitesini takip etmeye çalışıyorum. Android tarafında eskiden Javacıydık şimdi Kotlin oldu, ios için yine benzer şekilde eskiden Objective-c’ydi şimdi Swift’le devam ediyorum.


GDG istanbul ve WTM’de aktif olarak rol aldığını biliyoruz. Bir kaç konuşmanı da dinleme şansım olmuştu. Bu topluluklardan ve katılma sürecinden bahsedebilir misin?


Elif: Google Developer Group’lar Google Teknolojilerine ilgi duyan insanların bir araya

geldiği, meetup/konferans/hackathon/… organize ettiği, bilgi paylaştığı local developer’larla tanışabilecek güzel bir ortam. Dünya üzerinde çok fazla sayıda GDG topluluğu var. Benzer etkinlikler düzenliyorlar. Genelde aylık veya daha sık etkinlikleri ve yılda bir kere de Ekim/Kasım aylarında organize ettikleri devfest oluyor. Bu sene pandemiyle herşey olduğu gibi devfest’ler de sanal ortama geldi.

Women Techmakers da temel olarak teknoloji alanında çalışan kadınların görünürlüğünü arttırmak amaçlı olan bir topluluk. Özellikle WTM tarafında bu bölgede yapılan çalışmaları yakından izlemek isteyenlerin, Google Türkiye’de Developer Relations ekibinde çalışan ve WTM programını da run eden Merve İşler’i takip etmesini öneririm. Genelde tüm GDG chapterlarında WTM ve GDG organizatörleri ortak ya da beraber çalışıyorlar. Eskiden WTM lead’di şimdi yeni adıyla WTM Ambassador’lar var. WTM için de yine belli dönemlerde olan Ada Lovelace Day, Mart/Nisan aylarındaki IWD konferansı gibi etkinlikler olsa da toplulukların kendi organize ettikleri o şehir içerisindeki kadın yazılımcıların birbirini tanımasını sağlayacak farklı etkinlikler de olabiliyor. Röportajı okuyan arkadaşlar daha detaylı ve güncel bilgi için şu an organizatör olan, kendi illerindeki arkadaşlara ulaşabilirler. Hepsi eminim canı gönülden sorularını cevaplayacaklardır.


IWD Istanbul 2018

Kendi tarafıma geçecek olursam da ben GDG ve WTM Istanbul’u açıkçası kurulduğu günden beri stalkluyordum, nasıl etkinlikler organize ediyorlar, organizatörler kimlerdir diye :) Etkinliklere de katılabildiğim ölçüde katılmaya çalışıyordum. 2015 yılında Devfest İstanbul’da bir konuşmam olmuştu, o dönem birkaç organizatör arkadaşla tanışmıştık. Sonrasında GDG Istanbul’un kurucularından ve şimdi de Google’da Android Advocate olarak çalışan Murat Yener’in yönlendirmesi ve tanıştırmasıyla ekiple tanışmıştım. Bu arada sanırım halen devam ediyor, GDG Istanbul’da organizatör olabilmek için arka arkaya en az 3 etkinliğe katılmak gerekiyordu. Arada bir tane kaçarsa sayaç sıfırlanıyor. Sonra yavaş yavaş yardım etmeye başlıyorsunuz :) İstanbul’un çok kalabalık bir şehir olması sebebiyle gerçekten ilgisi olan insanlara daha fazla sorumluluk vermek adına zamanında konulmuş bu kuralı da haklı buluyorum açıkçası :) WTM ekibiyle tanışmam da şöyle olmuştu, Kadın Yazılımcı topluluğunun bir etkinliği vardı. Garanti’den sevgili arkadaşım ve o dönem komşum, şu an da çok fazla sayıda kadın yazılımcı topluluğunda aktif rol alan Selin Tunç’la sabah servisteki kimseyi uyutmayıp yaptığımız o topluluk/teknoloji sohbetlerinde Selin bir sabah bu etkinliğe gitmeyi teklif etmişti. Bu arada kadın yazılımcı toplulukları hakkında bilgi almak isteyenler, nasıl daha fazla katkıda bulunabiliriz diyenler, aklınızdaki tüm sorular için Selin’e ulaşabilirsiniz. Büyük bir tatlılıkla tüm sorularınızı cevaplayacaktır. Akşam giderken etkinlik yerini bulamadık, yolda kaybolduk ama sonunda geç de olsa etkinliğe katıldık ve WTM İstanbul’un o dönemki organizatör ekibi de oradaydı. Böylece tanışmış olduk.


Teşekkür ederiz verdiğin detaylı bilgileri için. Peki bu topluluklarda yaptığın işlerden ve sana neler kattığından da bahsedebilir misin?

Elif: Yaptığım işler için her şey diyebiliriz :) Tabi sadece benim değil tüm ekibin. Şöyle ki aslında dışarıdan bakıldığında görülen etkinlik organize etmek, konuşmacı bulmak olabilir. Ama içeriden; etkinlik için sponsor ve mekan bulmak, etkinlik organize etmek istenen güne konuşmacı bulmak/ekibin konuşma hazırlaması, etkinlik sponsoru bulmak, etkinlik girişini yapmak, sosyal medya duyularını çıkmak, etkinlik sonrası içerikle ilgili paylaşım yapmak gibi aylık organize edilen küçük bir etkinliğin bile görünmeye çok fazla arka planda yapılan işi var. Devfest/IWD gibi büyük konferanslarda ise işin içine cfp hazırlanması, konuşmacı seçilmesi, program hazırlanması, konuşmacılarla iletişime geçilmesi, uçak/otellerinin ayarlanması, karşılanması, yemek organize edilmesi, sponsor bulunması, mekan bulunması, catering’in ayarlanması, sosyal medya duyuruları ve muhtemelen şu an ilk çırpıda aklıma gelmeyen milyonlarca daha iş parçacığı. Tabi bunlar aynı zamanda çok keyifli de işler, insanlara katkıda bulunmak için çabalıyorsunuz günün sonunda ve tüm yorgunluk bir teşekkürle silinebiliyor.


Devfest Istanbul, 2016

Ayrıca GDG’lerde ekip ruhu çok yüksek, beraber başarma, öğrenme hissinin verdiği haz da çok farklı. Bir diğer taraftan da çok farklı topluluk, sponsorluk için şirket ve kendi alanında uzman kişilerle yaptığı konuşmalar sayesinde tanışıyorsunuz ve network’ünüz genişliyor. Yine organizatör ekip aslında kendi alanlarında teknoloji tutkusu çok yüksek, daha fazla ne yapabilir sorgulayan insanlar. Sadece o ortamda bulunarak bile gündemden haberdar olabilirsiniz, kendinize çok fazla şey katabilirsiniz. Yeni arkadaşlar edinebilirsiniz. Son olarak, yılda bir kere San Francisco’da GDG Lead Summit oluyor ve tüm dünyadaki GDG leadleri davet ediliyor.

Standart olarak yapılan şeyler dışında da farklı projeler de olabiliyor. Örneğin, wtm’de yaptığımız coffee talk’lardan birinde katılımcılardan birinin daha önce eski bir alt yapıyla yazılmış bir projeyi burada bir ekip kurup yeniden yazma ve alt tasklarını da üniversite öğrencilerinin bitirme projesi şeklinde kullanması için bir önerisi olmuştu. Karma bir ekip kurduk ve bir dönem cuma iş çıkışları geç saatlere kadar çalıştık, bir noktaya getirdik ama tam istenilen noktaya ulaşamadan ekip dağıldı. Yine de keyifli ve güzel bir süreçti. Merak edenler şuradan repoya ve buradan team’e bakabilirler :) Tabi her gdg’nin ve şu an Gdg İstanbul’un da ek yeni başladıkları projeler olabilir. Her şey o grubun yaratıcılığına, local developer’ların ne kadar katılımcı olduğuna bağlı olarak sınırsız bir şekilde şekillenebilir.


Aynı zamanda yurtdışında da sunumlar yaptığını biliyorum. Başvuru/kabul süreci nasıl gelişti, sana katkıları neler oldu?


Elif: Açıkçası CFP doldurduklarım da oldu, davet alıp gittiklerim de. Zamanla neler biriktirdiğimize göre karşımıza çıkacak fırsatlar şekilleniyor. İlk konferans konuşmam, Devfest İstanbul 2015’de Android Performans üzerineydi, ingilizce’ydi. İlk defa Devfest İstanbul gibi büyük bir konferansta konuşma yapacak ve ingilizce yapacak olmak beni çok germişti ama çok pratik yaptım öncesinde. Güzel bir şekilde atlatabilmiştim. Yine o dönemde tamamlayamamış olsam da akabindeki birkaç aylık süreçte sunumu hazırlarken olan notlarımdan da 4 tane İngilizce makale yazmıştım. Sonrasında benzer bir konu için ilk CFP’ımı Droidcon Krakow’a doldurmuştum ve bunları referans vermiştim. Tahminimce kabul edilmemi sağlayan da bu olmuştur. :)


Devfest 2015

İlk davetle gittiğim konferans da sanırım İsviçre’de düzenlenen AppBuilders’dı. Organizatörlerinden biri, Adrian Kosmaczewski, siz belki “Being a Developer after 40” makalesiyle tanıyor olabilirsiniz, Android’le ilgili bir kitap yazıyordu ve technical reviewer olmam için twitterdan ulaşmıştı(sosyal medyayı nasıl kullandığımız önemli:) ) ancak review etmek için kısa bir süre vardı. Ben yeterli sürem olmadığını söyleyince AppBuilders’da konuşmacı olmayı teklif etti. Sonraki yıl yine İsviçre’de başka bir şehirde organize edildi, bu sefer de bir önceki yıldan referansla başka bir organizatör davet etti, tekrar katıldım. Ya da gdg organizatörü olduğum dönemde yine Gdg’ler arası iletişimle konuşma daveti gelebiliyordu, yine Android’de Google Developer Expert olduğum için de başta Google’ın toplulukları olmak üzere, farklı konferanslardan ulaşıp davet edebiliyorlar. Ama aslında buradaki süreç sizin tamamen önceki çalışmalarınız üzerine ilerliyor, üstüne koyarak gidiyorsunuz. Neler kattı noktasındaysa; nasıl ki local komunitilerde local yazılımcılarla tanışıp ufkumuzu açabiliyorsak, uluslararası konferanslarda dünyanın her yerinden insanlarla tanışabiliyorsunuz. Hem x bir şirkette hangi teknolojileri kullandıklarını birebir öğrenebilir hem de network’unuzu genişletebilirsiniz. Tabi 1-2 günlüğüne farklı bir yere gidip, farklı kültürleri tanımak da seyahat etmeyi sevenler için bonusu.


Devfest Gorky 2018, Nizhni Novgorod, Russia


Google Developer Expert olduğundan bahsetmiştin. Google Developer Expert nedir? Nasıl olunur? Süreci paylaşabilir misin?


Elif: Google Developer Expert programı; etkinliklerde konuşarak, içerik üreterek aktif bir şekilde yazılımcılara, şirketlere, yazılım topluluklarına destek veren, alanında uzman kişilerden oluşmuş global bir ağ olarak tanımlanabilir. Dünya üzerinde 18+ Google teknolojisi üzerine toplam 700 civarı expert var. Android alanında da 100 civarı olmalı. Türkiye’de ise farklı alanlarda toplam 9 expert var. Röportajı okuyanlar farklı alanlardaki soruları için onlara ulaşabilirler :)


https://developers.google.com/community/experts/directory

Google Developer Expert olmak için 3 aşamalı bir değerlendirme var. Başvuru(profilinizin uygunluğunun değerlendirilmesi), başvurduğunuz alandaki bir Google Developer Expert ile mülakat ve son olarak da bir Googler ile mülakat. Başvuru yapabilmek için bir Google çalışanı ya da Google Developers (authorized partner olarak geçiyor) tarafından refere edilmek gerekiyor. Türkiye için bu isim Google Türkiye’de Developer Ecosystem Region Lead olarak çalışan Barış Yesugey. Aday olmak için kriterler de kendi alanında uzman olmak, developer ekosisteminde devam eden bir çalışma sergilemiş olmak ve net bir şekilde kendini ifade edebiliyor olmak, diğerleri için faydalı tavsiyelerde bulunuyor olmak olarak sıralanıyor. 2. Madde developer ekosisteminde devam eden çalışma sergilemiş olmak için ise küçük/büyük teknoloji etkinliklerinde tanınmış ve etkili bir konuşmacı olmak, kaliteli teknik içerik (kod örnekleri, eğitici kitaplar, blog postları ve videolar gibi) ve de tech girişimcilerine, startuplara, yazılımcılara mentörlük vermek olarak detaylandırılıyor.


Benim sürecim ise Barış Yesugey’den bir gün aldığım böyle bir program var, aday olmak ister misin mailiyle başlamıştı ama belki biraz öncesini de anlatmakta fayda var. Hacettepe’de öğrenciyken asistanların bize blog açın, adınızı arattıklarında internette bir imzanız olsun şeklinde bir yönlendirmesi olmuştu. Ben de 3.sınıfta o hevesle blog açmıştım. Sene sonunda yaptığımız ödevlerden bir kısmını blog formatına getirip paylaştım, bir sonraki sene de aynı şekilde. Mezun olduktan sonra da yeni öğrendiğim şeyleri bloğumda yazmaya başladım. Yani aslında şu an itibariyle 10-11 yıllık bir içerik var orada :) 2015 yılında Nisan ayında Google’dan Garanti’ye bir mail gelmişti. Şirketlerin Google teknolojilerini nasıl kullanarak çözümler ürettikleri üzerine “How I” isimli bir video serisi çekiyorlardı. O zamanki yöneticimiz de videoda konuşulabilecek içeriklerden bir liste hazırlayıp böyle bir şey var, gönüllü olmak isteyen var mı demişti. Ben gönüllü oldum :) İlk video deneyimim, baktığım yer bile düzgün değil ama yine de linkini şuraya bırakmış olayım. Aldığım aday olmak ister misin mailine dönecek olursak, inanılmaz heyecanlanmıştım. Tabi ki isterdim :D Yine mailin içeriğinden anladığım üzere, o maili almamı, fark yaratmamı sağlayan da bu video olmuştu. Sonrasında başvurumu hazırladım ve GDE mülakatım atandı. Mülakat için atanan GDE de Murat Yener’di, kendisiyle de bu şekilde tanışmış oldum :) Açıkçası inanılmaz heyecanladım, çok kötü bir mülakat değildi ama mükemmel olduğunu da söyleyemem. Her ne kadar uzun yıllardır blog yazıyor olsam da sunum deneyimim azdı. Murat Yener bu kadar panikle Googler mülakatına girersem elenebileceğimi istersem bir süre daha hazırlanmamı önerdi. Murat’a kaç tane sunum review ettirmişimdir, bir şeyler danışmışımdır bilmiyorum. Ama benim kendimi geliştirmemde çok büyük katkısı var, ne kadar teşekkür etsem az. O dönem ne kadar etkinlik varsa hepsine CFP doldurup, kabul edildiklerimde konuşma yapıp, public speaking konusunda kendimi geliştirmeye çabaladım. Bir diğer yandan da online ortamda ingilizce konuşma dersleri almaya başladım. Aradan bir süre geçtikten sonra da tekrar başvurdum. Bu sefer eski heyecanım yoktu, GDE mülakatını da Googler mülakatını da tanımadığım kişiler yaptı, yabancı oldukları için de bu sefer mülakatlar İngilizce olmuştu. 2016 Temmuz’da da programa katılmış oldum :)


Google Developer Expert Summit 2016, Mountain View

Gelelim Mobiler.dev dönemine :) Mobiler.dev de topluluk danışmanı ve öğrenci mentörü olarak bulunuyorsun. Mobiler.dev’e nasıl katıldın? Topluluğa nasıl katkıda bulunuyorsun? Senden dinleyebilir miyiz?


Elif: Doğukan Tizer, yani Mobiler.dev topluluk ve platformunun kurucusu, Mobiler.dev fikrini ilk anlattığında çok ilgi çekici gelmişti. Sanal ve tamamen Türkçe içerik üretme üzerine bir blogger topluluğu. Kesinlikle denenmesi gereken bir fikir olduğunu düşündüm ve benim düzenli de blog yazmam için ekstra bir itici güç olacağını düşünerek ilk başlayan gruptaki yazarlar arasında yer aldım.


Platform ilk kurulduğunda yazar sayısı da çok az olduğu için yazar olarak kalabilmek için ayda bir yazı yazmak gibi çılgın bir kural vardı. Her ne kadar fikre inansam da günün sonunda bu sayıyı tutturamadım. Bir diğer taraftan da yeni bir topluluğun kurulma aşamasında yer almak çok keyifliydi. Daha önceden de topluluk deneyimim olduğu için Doğukan’la topluluğun şekillenmesi noktasında çok fazla konuşuyorduk. Ben de Doğukan’a farklı bir teklifle gittim :) Ben burada yer almaktan çok keyif alıyorum ama bu sayıyı tutturmam imkansız, aslında yaptığım şey advisor’a denk geliyor, danışman olarak yer alıp yine bu süreçlerde yer almam ama direk topluluğun içinde olmamam konusunda ne düşünüyorsun? Doğukan’da karşı teklifle geldi bu noktada, tamam ama sadece bu olmasın sen haber research’ünü de yapar mısın, orada destek olabilirsen çok iyi olur dedi. Haber kısmı da aslında baktığımızda benim Mobiler.dev’de en çok ilgimi çeken alanlardan biriydi. Çünkü güncel, Türkçe, yazılımcılar için önemli olan haberler burada listeleniyor. O zaman haber editörleri ekibi de yoktu. Doğukan araştırma yapıp, yazılarını yazıp, sonra postları da çıkıyordu. Zaten en değerli bulduğum kısım için research yapmak, benim açımdan muhteşem bir anlaşmaydı. Benim danışman title’ında yer almam da böyle başladı. Sonrasında kurulan yeni tüm programlara da fikir alışverişi için dahil olmaya başladım. Haber research’ü tarafında günlük olarak, android, ios, cross platform haberlerini, sdk updatelerini, mobil etkinlikleri tarayıp, trelloda bir board’a ekliyorum. Şu an bunları haber yazısı haline getiren çok ilgili bir haber editörleri takımı var. Onlar da aynı şekilde her gün yazılarını yazıyorlar, Doğukan da son review’ı yapıp yazıları publish ediyor şeklinde bir sürecimiz var. Haber tarafında çok özverili çalışan bir takım ve mükemmel işleyen bir sistem var diyebiliriz :) Mentörlük için ise, mentörlük programından ilk önce bahsedeyim. Mentörlük programı; Mobiler.dev topluluğunun bilgisayar mühendisliği ve yakın alanlardaki öğrencilerle yürüttüğü, öğrencilerin mobil yazılım alanlarına ilgi duymalarını ve teknik yazı yazma becerilerini geliştirmenin hedeflendiği bir program. Daha detaylı bilgi için websitesini inceleyebilirsiniz. Doğukan bizlere mobiler.dev projesini ilk anlatırken, platformun uzun vadeli vizyonunda öğrenci mentörlüğü yer alıyordu. Dolayısıyla ikinci 6 ayda program pilot bir grupla açıldı ve ilk mentörümüz de yazarlardan Murat Can Bur oldu. Ardından tüm üniversitelere mail atılıp ilk başta vizyonda yer alan büyük program hayata geçirilmiş oldu. Bu dönem 4 mentörüz, ben de bunlardan biriyim. Mentör olarak, sadece yazılarına editörlük değil, gelişimlerine de katkıda bulunacak bir noktada yer almaya çabalıyorum.

Kariyerin boyunca tek bir şirkette çalışmışsın. Uzun bir süre aynı şirkette çalışmanın artıları eksileri neler olabilir sence?

Elif: Hiç şirket değiştirmemiş biri olarak bunu cevaplamam ne kadar doğru olur bilemedim :) Ama kendi açımdan gördüğüm şirketler de insanlar gibi gelişiyor, değişiyor, kullandığınız dil teknoloji değişiyor. Aynı şirkette olsanız da girdiğiniz günki şirkette olmuyorsunuz. Ben içinde bulunduğum kültürden, çalışma arkadaşlarımdan, yaptığımız projelerden tatmin olduğum ve her zaman gelişimim desteklendiği için değişikliği düşünmedim. İş değiştirerek edinebileceğim deneyimleri de şirket dışında, topluluklar aracılığıyla edinmeye çalıştım.

Senin gibi deneyimli ve işinde başarılı birini bulmuşken kendini nasıl geliştirdiğini sormazsak olmaz :) hangi kaynakları/kişileri takip ediyorsun?


Elif: Şimdiye kadar yapılan röportajlarda her konuğun paylaşımları çok değerli ama ben farklı bir şey paylaşmadan iOS için Ahmet Yalçınkaya’nın, Android için Büşra Deniz’in röportajlarındaki cevaplarını refere ediyorum :) Ek olarak söylemek istediğim de çevremizdeki insanların kendi gelişimize inanılmaz büyük bir katkısı olduğu. Çekinmeden sorun, şirketlerinizde ya da topluluklarda kendinize mentör/ler edinin. Özellikle topluluklar içerisindeki insanlar paylaşmayı, yardımlaşmayı seven, başkasının başarısından da mutlu olan insanlar. Ve de çevrenizde motivasyonu yüksek, öğrenmeye açık, pozitif, hem kendini hem sizi challenge eden insanlar olsun. Beraber çalışın, öğrenin, fırsatların peşinde koşun. Yeri gelmişken burada adı geçen ve geçmeyen tüm arkadaşlarıma da katkılarından dolayı ve de Onur buradaki emeğinden dolayı sana teşekkür ederim.


Google I/O 2019, Shoreline Amphitheatre


Ben teşekkür ederim. Umarım insanlar için faydalı bir içerik oluşturabiliyoruzdur. Son olarak mobil uygulama geliştirmek isteyen insanlara tavsiyelerin nelerdir?


Elif: Değişime öğrenmeye açık olmak. Benim öğrenci olduğum dönemde web development popülerdi, mobili mezuniyete yakın yavaş yavaş duymaya başlamıştım. Mobil’in ilk yıllarında native development daha baskınken şimdi cross platform framework’leri de aynı oranda duyuyoruz. Konu nereye giderse gitsin, hızlı bir şekilde adapte olup değişime uyum sağlayabilmek önemli. Hacettepe’de bize 2 haftada bir lab dersinde farklı bir programlama diliyle yeni bir ödev verirlerdi. 2 hafta içerisinde o programlama dilini kendimiz öğrenip, raporunu yazıp, kodlamasını bitirmemiz bekleniyordu. Ve bize söyledikleri, biz size “Öğrenmeyi Öğretiyoruz” du. Zamanla iş hayatında karşıma farklı farklı şeyler çıktıkça bunun önemini ve ne kadar doğru olduğunu öğrendim. Öğrenciyken bu kasımı geliştirebildiğim için mutluyum. Kendilerini nasıl geliştirecekleri konusunda da öncelikle mutlaka bir topluluğun içinde yer almalarını tavsiye ederim. Çünkü farkında olmadan kendilerine (topluluk sorusunda da detaylı konuştuğumuz gibi) çok fazla şey katacaklar. Udacity, Udemy, Pluralsight gibi platformlarda çok güzel eğitimler var. Bunları tamamlayıp temel bilgi seviyelerini geliştirebilirler. Yine Android özelinde Google’ın codelablerini, youtube serilerini, blog postlarını yakından takip etmelerini tavsiye ederim. Ücretsiz, kolay ulaşılır ve kesinlikle çok katkı sağlıyor.


Onur: Verdiğin değerli bilgiler ve yoğun programında vakit ayırdığın için teşekkür ederim :)


#mobitalk #elifboncuk


Komünite

Platform

Mobiler.dev Anasayfa
  • Twitter
  • Instagram
  • development_düzenlendi_düzenlendi
  • Youtube
  • slack-icon-black_edited_edited_edited
  • Gri LinkedIn Simge
JetBrains Hakkında Detaylı Bilgi Alın

© 2020 by mobiler.dev

mobilerdevLogo.jpg
Yazarlık Başvurusu Hakkında Bilgi Alın, Başvuru Yapın.
Topluluk Yazarlarını Tanıyın