Boran Aslan - Mobile Tech. Lead & Delivery Manager @Adesso Turkey

Onur Karagünlü: Merhaba Boran, öncelikle vakit ayırıp sorularımızı cevaplandırdığın için teşekkür ederiz. Kendinizi kısaca bize tanıtabilir misiniz?




Boran Aslan: Tabii ki, ben Boran Aslan, yazılım yolculuğum 2007 senesinde Meteksan Sistem’de Java Developer olarak başladım. Yaklaşık 3 sene sonunda 2010’da radikal bir kararla kariyerimi o dönem yavaş yavaş popüler hale gelen mobil yazılıma kaydırdım. Mobil yazılım içinde geçen 10 yılı aşkın sürede kod geliştirdim, ekiplere liderlik ettim ve birçok büyük firma ile beraber çalışma imkânı yakaladım. Şu an adesso Turkey’de mobil yazılım ekibine liderlik ediyorum, bunun yanında bazı projelerin başarılı bir şekilde teslim edilmesinden sorumluyum. Teknoloji dışında da kendimi liderlik ve koçluk üzerinde geliştirmeye çalışıyorum.


İş dışında ailem ile zaman geçirmeye ya da spor yapmaya çalışıyorum, Crossfit, snowboard ve wakeboard favori üçlüm.



Kariyerinize mobil yazılım ile başlamasanızda daha sonradan bu alana yönelmişsiniz. Peki bu değişim nasıl gerçekleşti? Mobil yazılıma başlama hikayenizi dinlemek isteriz.

Boran: Mobil yazılıma başlama hikayem biraz şans, biraz cesaret aslında. 2010 yılında o dönem çalıştığım iş yerinden ayrılma kararı almıştım ve Logo Yazılım’ın Java Developer ilanına başvurmuştum. Daha sonrasında benimle görüşmek istediklerini ilettiler ve çok kısa olmayan bir mülakat süreci sonunda bana olumlu dönüş yaptılar. Ben de ayrılacağımı bildirerek ihbar süremi geçirmeye başladım, işe başlamama 10 gün kala Logo insan kaynaklarından arayıp sizi Java Developer olarak işe aldık ama bizim daha acil bir Mobile Developer ihtiyacımız var bu pozisyon ile ilgilenir misiniz dediler. Sonrasında da küçük bir not olarak bu pozisyonun İstanbul’da olduğunu eklediler. O dönem Ankara’da yaşıyordum ve belirli bir düzenim vardı. Mobil yazılıma geçmek için hem düzenimi hem de kariyerimi değiştirme kararı aldım ve bu şekilde mobil yazılıma başlamış oldum.


Biraz Adesso’dan konuşalım. Adesso gibi yurtdışı kökenli firmalara neden Türkiye’ye ofis açıyorlar? Bu gibi firmalarda çalışıp yurt dışındaki projelerde yer almak nasıl bir deneyim kazandırıyor?


Boran: Bunun aslında birçok nedeni var, özellikle Avrupa ülkeleri için saat farkının az olması, ortalama uçuş süresinin 2-3 arasında değişmesi, kültürel olarak daha yakın olmamız, kalifiye genç nüfusun yoğunluğu ve tabii ki maliyetlerin Avrupa’ya göre çok daha düşük olması başlıca nedenleri. Pandemi dönemiyle beraber her şeyin uzaktan yürüyebildiğinin kanıtlanması da bu modeli destekleyen önemli bir etken.


Yurtdışındaki firmalarla çalışmak ufuk açıyor diyebilirim. Gözlemlediğim en büyük fark birlikte çalıştığımız kişiler, yaptıkları işin teorik kısmına çok daha hakimler ve sorumluluklarının farkındalar. Bunun dışında süreçlerin çok daha net tanımlanmış olması da bir diğer artısı. Eğer işleyişe engel olan bir kural varsa bizim aksimize o kuralı esnetmek yerine düzgün işleyecek şekilde tekrar tanımlıyorlar ki bu sanırım kazanılabilecek en iyi alışkanlık. Türkiye’deki iş yapma şeklimizdeki en büyük sorunun fazla esnetilmiş ve anlamsız hale gelmiş kurallar olduğunu düşünüyorum.


Şu an gönül rahatlığı ile SOLID prensiplerine uyduğumuz, unit test’leri yazılmış, SonarQube’de kalite seviyesi A olan uygulamalar geliştirebiliyoruz diyorsak bunu çalıştığımız BMW ya da Alman Borsası gibi iş ortaklarımızın kalite beklentisine borçluyuz. Bizi ileri iten iş ortakları sayesinde biz de kendimizi geliştirme imkanı buluyoruz.

Yurtdışında bu işin nasıl yapıldığına dair yüzlerce blog yazısı okusanız da işin içine girene kadar bütün okuduklarınız teorik bilgi olarak kalıyor ne yazık ki, temennim Türkiye’nin çok daha fazla yazılım ihraç etmesi ve seviyenin giderek yükselmesi.



Peki Adesso’da neler yapıyorsunuz, bir gününüz genel olarak nasıl geçiyor?


Boran: Bu soruya çok standart bir cevap veremeyeceğim sanırım çünkü neredeyse her gün birbirinden farklı geçiyor. Gün içinde farklı konular arasında geçiş yapmak hem yorucu hem de eğlenceli. Şu aralar yeni projeler nedeniyle ekibi büyütmemiz gerektiği için her gün 2-3 mülakata katılıyorum. Daha sonrasında projelerdeki kaynak planlaması için çalışmam gerekiyor. Hem proje ihtiyaçlarını karşılamak hem de ekip içindeki herkesin kendini sürekli geliştireceği bir ortam oluşturmak ciddi bir efor gerektiriyor. Daha sonrasında sorumlu olduğum projelerin daily’leri ve rutin olarak kontrol ettiğimiz proje metriklerini gözden geçiriyorum. Bunların dışında yeni teklifler için efor tahmini, iş birlikleri hakkında yaptığımız görüşmeler gibi farklı gündemler olabiliyor. Bu işlerden geri kalan zamanlarda da teknolojik trendleri takip ederek, ekibin önümüzdeki projelere hazır olması için çalışıyorum.

Hazır mülakatlara giren birini bulmuşken klasik sorumuzu soralım :) İşe almak istediğin yazılımcıda dikkat ettiğin temel özellikler nelerdir? Bir adaydan tam olarak neler bekliyorsunuz?

Boran: Çok temel bir kuralımız var ama bahsederken biraz çekiniyorum çünkü kuralın yaratıcısı Stanford Üniversitesi’nden Robert Sutton dikkat çekmek için biraz provokatif bir isim seçmiş, “The No Asshole Rule”. Çok çok kısaca özetlemem gerekirse eğer ekibin huzurunu ve uyumunu bozma potansiyeline sahip biriyseniz, yazılım konusunda ne bildiğinizin hiçbir önemi yok, bu takımın bir parçası olamazsınız. Bu çok temel kural dışında kendini sürekli geliştirmek isteyen, değişime açık, çözüm odaklı ve inisiyatif alabilen arkadaşları tercih ediyoruz. Son olarak teknik açıdan aynı dili konuşabiliyor olmamız önemli. Aradığımız bütün yetkinlikleri ve teknik seviyeyi bulmak gerçekten zor, o yüzden boot camp ve young adessi programları ile ekibimize genç arkadaşları dahil ediyoruz. Bizim boot camp yaklaşımımız standardın biraz dışında. Bir eğitim programından ziyade gerekli düzeyde eğitim ile desteklenen bir proje ortamı. Bu sayede katılan arkadaşları hem projelere daha iyi hazırlıyoruz hem de ekip ile uyumlarını gözlemleme şansımız oluyor.



Şu anda bir pandemi dönemindeyiz. Evden çalışıyoruz çoğumuz. Peki pandemi döneminde yeni başlayanların oryantasyonunu nasıl gerçekleştiriyorsunuz?


Boran: Pandemi öncesinde Adesso’da yeni başlayanlar için bir oryantasyon ve buddy programımız vardı ve bunları online’a taşıyarak biraz daha genişlettik. Önce people&culture ekibimiz adesso ve insan kaynakları süreçleri hakkında bilgileri aktarıyorlar, daha sonra ben mobil ekip olarak biz neler yapıyoruz ondan bahsediyorum. Son olarak da projeye bir onboarding süreci var, burada işleri kolaylaştırmak için her proje için easy onboarding dokümanlarımız var, burada bulamadıkları bilgiler için de ekip arkadaşları hep yanında oluyorlar. İlk şehir dışından çalışmaya başlayan arkadaşımızda biraz endişelendiğimi itiraf edeyim ama şu an içim oldukça rahat, takımımızda Ankara’dan, İzmir’den ve Antalya’dan arkadaşlarımız var ve sürece çok güzel adapte oldular.

Teşekkürler bilgiler için. Bir insanı işe almakla aslında her şey bitmiyor. Onun gelişimini sürekli takip etmek ve desteklemek gerekiyor. Peki siz ekibinizdeki insanların gelişimi için neler yapıyorsunuz?

Boran: Ekip içinde en önem verdiğimiz konulardan bir tanesi sürekli bilgi akışı olması ve edindiğimiz deneyimlerden ekipteki herkesin faydalanmasını sağlamak. Bunun için düzenli olarak yaptığımız Folks Meetup’ımız var. Bunun yanında ekip içindeki rotasyonlar ile kişilerin farklı projeler üzerinde çalışmasına önem veriyoruz, bu sayede farklı mimariler, farklı sektörler ve farklı teknolojileri deneyimleme şansı yakalıyorlar.

Ekibin biraz dışına çıkarsak şirket içi eğitimlerimiz ve Tech. Talk’larımız mevcut, agile (scrum, kanban) hakkında 2 günlük bir eğitim alabilir ya da microservice transformasyonu hakkında bir tech talk’a katılabilirler. Tabii sadece şirket içinde değil, dışarıdaki etkinliklere katılmak isteyen arkadaşlarımızı da bu konuda destekliyoruz.

Bunların yanında, bazı online eğitim platformlarında kurumsal üyeliğimiz mevcut ve istenen eğitimlere isteyen herkes ulaşabiliyor. Kurumsal üyeliğimiz olmayan platformlardaki yararlı eğitimleri alma konusunda da hiç bir engelimiz yok. Özetle kendini geliştirmek isteyen kişilerle çalışıyoruz ve onları kaliteli içerikler ile beslemek önceliğimiz.

Teknolojinin yanında bütün adesso çalışanlarının aldığı Etkili İletişim, Zaman Yönetimi gibi temel yetkinlik eğitimleri var ve bunları da oldukça faydalı buluyorum.

Peki siz kendinizi geliştirmek için hangi kaynakları/kişileri takip ediyorsunuz?

Boran: Medium, HBR en sık takip ettiğim siteler. Bunun dışında mobil yazılım dünyasındaki gelişmeler için developer-tech ve mobiler.dev :), iOS özelinde bir şey araştırıyorsam çoğu kişi gibi raywenderlich, android’e özel konular için mindorks tercihlerim. Zaman zaman da linkedin akışında karşıma çıkan enteresan başlıklar beni nereye götürürse. Bir konu hakkında karşı görüşleri okumaktan özellikle keyif alıyorum bu yüzden şu kişi ya da şu kaynak demek benim için zor.

Son olarak uygulama geliştirmek isteyen insanlara tavsiyeleriniz nelerdir?

Boran: İnsanların farklı motivasyonları ve öğrenme şekilleri olduğuna inanıyorum. Yaparak öğrenmeyi seven insanlar karşılarına çıkan problemleri çözerken öğrenirler ve yeni problemlerle kendilerini geliştirirler. Akademik yaklaşıma daha yatkın insanlar öncelikle konunun teorik kısmına hâkim olduktan sonra uygulamayı tercih ederler. Benim tavsiyem de ne yapacağınızdan bağımsız bir şekilde ne şekilde yapmak istediğinizi keşfedin, böylece çok daha rahat ilerleyebilirsiniz. Bu felsefi yanıtın yanında biraz daha ayağı yere basan tavsiyeler isterseniz İngilizce konusunda kendinizi geliştirin, açık kaynak kodlu projelere destek verin ve kariyerinizin başında odak noktanız kendinizi geliştirebileceğiniz bir ortamda çalışmak olsun.


Onur Karagünlü: Güzel bir röportaj oldu. Verdiğiniz bilgiler için çok teşekkür ederiz.


#mobitalk #boranaslan


0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör